İzmir'de "Saklı" Bir Sokak Basketbolu Mabedi

Hayalet Park © Mahmut Cinci


Özellikle 90’lı yıllardan sonra okul bahçelerine, parklara daha fazla pota yerleştirilmesiyle, ülkemizde neredeyse futbol kadar “sokağın oyunu” olmaya başlamıştı basketbol. Hala da öyle. Eline basketbol topunu alan, potaya sahip en yakın parkın, bahçenin yolunu tutuyor. Eğer pota altı çok kalabalıksa ya da hararetli bir maç oynanıyorsa, bir sokak basketbolu kuralı olarak kenarda sahanın biraz boşalması bekleniyor. Ancak söz konusu yer İzmir, Karşıyaka’da binaların, ağaçların arasında saklanmış “Hayalet Park” ise durum pek de öyle değildi.

Hem 2014'te, hem de 2015'te sokak basketbolu turnuvası Red Bull King of The Rock'ta Dünya Şampiyonu olan Kıvanç Dinler, “Orada bazen orada öyle maçlar oynanırdı ki, ‘bu maç ne zaman bitecek’ demeye bile cesaret edemezdik! Çekirdeğimizi alıp, maçı izler, çembere bir atış dahi yapamadan evimize dönerdik,” diyor. Çünkü orada sıradan sokak basketbol maçları oynanmazdı. Karşıyaka’nın, hatta İzmir’in profesyonel basketbolcuları, sezon arasında Hayalet Park’ta sanki lig maçı oynanıyormuşçasına sıkı kapışmalara tutulurdu.

Hayalet Park'ın Kenan Hoca'sı © Mahmut Cinci

Hiç rüzgar almayan, belli bir saatten sonra güneş de almayan bir yerdi. O zaman yerler de betondu. Belediyeden rica ettik, zemini güzel bir saha yaptık ve orayı canlandırdık. Artık orası herkesin basketbol alanı olmuştu. Kenan Gün

Hayalet Park, Karşıyaka’nın Bostanlı mahallesinde, Girne bulvarına yakın konumda bir alan. Ancak o bölgeden olmayan biri, adres sorarak kolay kolay bulamaz Hayalet Park’ı. Binaların arasında saklı kalmış, akşam 4’ten sonra güneş almayan ve çok erken kararan bir yer. Orası nizami parka dönüşmeden önce ağaçların arasında kalmış, karanlık bir bölgeymiş. O nedenle adı halk arasında “Hayalet Park” olarak kalmış.

Karşıyaka’da “Kenan Hoca” adıyla tanınan basketbol aşığı Kenan Gün, o parkın gün geçtikçe bir sokak basketbolu mabedine dönüşmesine ön ayak olanlardan. “10’lu yaşlardan tutun da 40’lı, 50’li yaşlara kadar birçok insan basketbol oynardı mahallemizde. Bir gün arkadaşım, ‘Ya Kenan Hoca, neden gelip Hayalet Park’ı canlandırmıyorsunuz?’ dedi. Gittik bir baktık, hiç rüzgar almayan, belli bir saatten sonra güneş de almayan bir yer! O zaman yerler de betondu. Belediyeden rica ettik, zemini güzel bir saha yaptık ve orayı canlandırdık. Artık orası herkesin basketbol alanı olmuştu. Harika maçlar oynanırdı, inanır mısınız çevredeki binalarda oturan insanlar da bırakın şikayet etmeyi, çoluğunu, çocuğunu alır maçları izlemek için aşağıya inerdi,” diyerek hatırlıyor Hayalet Park’ı Kenan Gün.

Levent Demirci © Mahmut Cinci


Kenan Hoca 79 yaşında ve basketbol oynamayı çok kısa bir süre önce bırakmış. Nedeni ise artık bu sporun onu yorması değil, Hayalet Park’ta gözüne aldığı iki dirsek darbesi nedeniyle sağlık sorunu yaşaması. “Şu kolları açma dedim sürekli o çocuğa ama işte maçın heyecanıyla unuttu. Sonra çok üzüldü o çocuk, ben de kızmamıştım oysa ki. Ama ben o parkla ilgilenmeyi bıraktıktan sonra basketbol severler elini ayağını biraz çekmiş oradan, asıl ona üzülüyorum.” Kenan Hoca, Hayalet Park’ın bir basketbol mabedi olma özelliğini kaybetmemesini istiyor. Çünkü başından beri o parkın farklı amaçlarla kullanılmaması, temiz kalması ve sadece basketbol oynayan çocukların alanı olması için büyük mücadele göstermiş. Hatta geceleri köşedeki bakkal çırağını nöbetçi olarak bile tutmuş!

Lig oyuncuları yazın Hayalet’ten çıkmazdı. Hatta sadece biz yerli oyuncular değil, Amerikalılar da merak eder gelirdi. İnanılmaz maçlar oynanırdı! Levent Demirci

Bugünlerde 40 yaşına gelmesine rağmen hala profesyonel basketboldan kopmayan Levent Demirci de Hayalet Park’ın müdavimlerinden. “Basketbol benim çocukluk aşkım. Biz burada, özellikle de Karşıyakalılar olarak basketbolu önce sokakta öğreniriz, bu oyunu sokakta sevmeye başlarız,” diyor Levent Demirci ve Hayalet Park’ta oynanan maçları şöyle hatırlıyor: “O zamanlar lig oyuncuları yazın Hayalet’ten çıkmazdı. Hatta sadece biz yerli oyuncular değil, Amerikalılar da merak eder gelirdi. İnanılmaz maçlar oynanırdı! Adam sayısına göre takımları böler, turnuvalar düzenlerdik. Oldukça da ciddi maçlar çıkardı. Kenarda maçları izleyen halk, mangal yapardı biz de maçtan sonra o mangala katılır, sohbet ederdik.”

Arda Vekiloğlu © Mahmut Cinci

Hayalet Park hiç rüzgar almazdı ve güneş oldukça erken terk ederdi sahayı. Yani oraya neredeyse 'sokak basketbolunun kapalı salonu' diyebilirdik. Arda Vekiloğlu

Basketbolda en üst seviyedeki takımlarda oynamış, bir dönem 12 Dev Adam’ın da bir parçası olmuş Arda Vekiloğlu da Hayalet Park’ın tozunu yutanlardan. “O dönemde elbette ben biraz daha küçüktüm, profesyonelliğe geçişten sonra oraya dönmem zor oldu ama ben de sokak basketbolu oynayarak büyüdüm,” diyor Arda Vekiloğlu. “Hayalet Park’ın şöyle bir özelliği vardı, hiç rüzgar almazdı ve güneş oldukça erken terk ederdi sahayı. Yani neredeyse oraya 'sokak basketbolunun kapalı salonu' diyebilirdik. Ayrıca yerel halk da orayı sahiplenmişti, aynı basketbol kültüründeki insanlar orada toplanırdı. Birbirine denk takımlar kurulur, şahane maçlar çıkardı. Tabii o zamanlar benim ağabeyim o parkın en iyi oyuncusuydu. Ben biraz ufaktım, büyük olsaydım en iyisi ben olurdum herhalde!

Arzu Akay © Mahmut Cinci

Hayalet’teki basketbol deneyimim beni sokak basketbolunda dünya üçüncüsü bile yaptı! Arzu Akay

Hayalet Park’ın bir başka özelliği ise kadın ve erkek basketbolcuların karma olarak maç yapmasıydı. Levent Demirci, “Kadın basketbolcularımız da aynı zamanda profesyonel oldukları için, fiziksel olarak neredeyse kıran kırana maçlar çıkarırdık. Elbette daha dikkatli olurduk ama maçlar oldukça sıkı geçerdi,” diyor. Arzu Akay da Hayalet Park’ın havasını soluyan kadın basketbolculardan. “Hayalet’teki basketbol deneyimim beni sokak basketbolunda dünya üçüncüsü bile yaptı!” diyor Arzu Akay. “Bugünlerde 40 yaşındayım ve hala basketboldan kopmadım. Tıpkı benim gibi, özü Hayalet Park’a dayanan birçok kadın sporcu da hala basketbolla alakalı işler yapıyor.”
Arzu Akay, Hayalet Park’ta yine erkeklerle karma oynadığı ve sonu karakolda biten maçı ise hiç unutamıyor: “Bir keresinde maçta çok sinirlenmiştim, sinirden topu yere vurdum. Artık nasıl vurduysam top sekip çevre apartmandaki bir evin camını kırıp içeriye girdi! Ev sahibi teyze epey bir kızmıştı, polis falan çağırdı, karakola gidip ifade vermek zorunda kalmıştık. Levent de ‘ben dedim bu maç karakolda biter diye’ diyerek bombayı patlatmıştı!”

Amerika’dan döndüğümde, burada maçlara katılırdım. Bu park bana sokak basketbolunun sertliği karşısında yılmamayı öğretti. Zaten burada kural olarak hücum yapan oyuncu ‘faul!’ demez. Kıvanç Dinler

Hayalet Park’ın hemen yakında ikamet eden şampiyon Red Bull King of The Rock şampiyonu Kıvanç Dinler ise unvanını biraz da Hayalet Park’a borçlu olduğunu söylüyor: “Amerika’dan döndüğümde, burada maçlara katılırdım. Bu park bana sokak basketbolunun sertliği karşısında yılmamayı öğretti. Zaten burada kural olarak hücum yapan oyuncu ‘faul!’ demez. Ben de faul dememeyi öğrendim! Benden büyük ağabeyler, pota altına girdiğimde bam, güm diye baltaları indiriyordu, bense hiç sesimi çıkartmazdım. Hatta kenarda izleyenler ‘faul değil miydi o?’ deseler de ağabeyler ‘bırakın, oynuyor işte çocuk!’ derlerdi.’

Hayalet Park'tan Dünya Şampiyonluğu'na… © Mahmut Cinci


Sokak basketbolu etkinliği Red Bull King of The Rock’ta son iki yıldır dünya şampiyonu olan Kıvanç, Hayalet Park deneyiminin faydasını fazlasıyla gördüğünü söylüyor. “Bu oyunda sinirlerine hakim olmak çok önemli. O yüzden ben hiçbir koşulda sinirlenmem, çünkü zaten sokak basketboluyla büyümüşüm! Ergin Ataman da demişti bize, ‘çıkın bu oyunu sokakta da oynayın’ diye. Karşıma birebir bir rakibi aldığımda nasıl davranacağımı çok iyi biliyorum. Hayalet Park’taki geçmişim beni dünya şampiyonluğuna götürdü diyebilirim.”

Bugünlerde Hayalet Park belki eskisi kadar hareketli değil ama orada öyle silinmez anılara imza atılmış ki, parkın havasını biraz olsun soluyan herkesin “Hayalet Park” denince gözlerinin içi parlıyor. Nasıl parlamasın ki? Şöyle bir ortam hayal edin, İzmir’in profesyonel basketbolcuları orada, gündelik hayatında farklı işler yapan, profesyonel basketbolcu olmayan ancak sahaya çıktığında gerçek bir sokak basketbolu yıldızına dönüşen yerel kahramanlar orada… Sadece o semte özel bir ortam, hava kararana, potanın görüntüsü ortadan kalkana kadar devam eden maçlar… Etrafta bırakın şikayet etmeyi, ‘maç olsa da izlesek’ diyen mahalleli… Hayalet Park, anılardaki izi hiç silinmeyecek gerçek bir basketbol mabedi.

Red Bull King of The Rock'ın 4 Eylül’de İzmir Container Hall’da gerçekleşecek Türkiye Finali’nde sokak basketbolunun kralını bulacağız. 3 Eylül’de ise Red Bull King of The Rock İzmir elemeleri sahne alıyor, başvurmak için hala vaktin var!

Kaynak: redbull.com

    Yorum Yap